Kadınlar Ağırlık Kaldırmamalı Mı?

Kadınlar Ağırlık Kaldırmamalı Mı?

Fitness endüstrisi, ‘’kadın için egzersiz‘’ adı altında kadın vücudu için tamamen farklı bir yaklaşıma doğru ilerlemiş durumdadır. Kadının ‘’kibar‘’ ya da ‘’estetik’’ bir vücuda sahip olması gerektiği öne sürülerek, onun organizmasının, kas ve kemik yapısının farklıymış gibi gösterildiği metotlar türemiştir. Pilates ve yoga yapan kadının ağırlık çalışan kadından daha çekici bir vücuda sahip olacağı iddiası tamamen bu inanışın ürünüdür. Bu nedenle kadınlar aerobik grup dersleri, kardiyo aletleri, pembe dumbbell’lar ve pilates minderleri arasında mekik dokuyarak bir türlü ulaşamadıkları hayallerin peşinde zaman ve yatırım kaybetmeye devam ederler. Kadınların ağırlık antrenmanları yaparak erkeksi geniş omuzlara, iri kollara sahip ‘’olmayacaklarını’’, aksine daha estetik olacaklarını ve sağlık açısından daha iyi hissedeceklerini anlatmak ve bilinçlendirmek istiyorum.

Sadece kardiyo egzersizleri ile fit ve sıkı bir vücuda ulaşmanın ne kadar zor olduğu belki bazı kadın okurlar için kabullenmesi zor olabilir. Ancak bazı araştırmalara bakıldığında netice gözler önüne seriliyor. Bir araştırmaya göre, vücudun bir kilogram vücut kitlesi kaybetmesi için tam 86 saat süren aerobik egzersiz yapılması gerekmektedir. Bir diğer araştırmada ise sabit tempo kardiyo egzersizinin etkili bir yağ yakma metodu olmadığı görülmüştür. Benzer şekilde, 15 hafta boyunca haftada üç gün 40 dakika kardiyo çalışan grupta katılımcılar tek bir santim göbek incelmesi göremediler. Bütün bu araştırmalar tek başına yapılan kardiyo egzersizinin kilo vermede ya da fit ve sıkı bir vücuda ulaşmanın ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor.

İlerleyen yıllarla beraber ağrı ve düşük yaşam kalitesi bedenine yatırım yapmayan, özen göstermeyen kişilerin yaşayacağı kaçınılmaz bir gerçek. Nitekim kadınları bekleyen böyle bir tehlike daha var. Kemik mineral yoğunluğunun azalması anlamına gelen osteoporoz hastalığı özellikle menopozdan sonra kadınları bekleyen en önemli tehlikedir. Uluslararası istatistiklere göre 50 yaş üzerindeki her 3 kadından 1’inde osteoporoza bağlı kemik kırılmaları olmaktadır.

Tüm bu araştırmaların sonuçları, ağırlık çalışmalarının gerek güzel bir dış görünüş gerekse sağlık yönünden kadınlar için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu net olarak göstermektedir. Buna rağmen birçok kadının kafalarından geçen o meşhur söz şudur: ‘’Ama ben iri ve hantal görünmek istemiyorum!’’ Eğer kadınlar  bunun fizyolojik olarak mümkün olmadığını anlayabilselerdi, belki de bu söz tamamen tarihe karışırdı. Öyle ki, ortalama bir kadın vücudunda, bir erkeğin sahip olduğu testosteron miktarının %5’i kadar testosteron hormonu bulunur. Bunun anlamı, kaslanma ve bir ‘’HULK’’ gibi görünebilme durumu erkek için kadına göre tam 20 kat daha fazladır. Durum bununla da kalmıyor. Kadının kas yapma hormonları erkeğe göre çok daha az olduğu gibi, aynı zamanda antrenman sonunda bu hormonların seviyesi erkeklerdeki kadar yükselemiyor. Uzman doktorlar, bu sebeplerden dolayı aşırı hormon takviyesi, steroid kullanımı ya da genetik bazı anormallikler haricinde bir kadının hiçbir zaman ağırlık çalışmaya bağlı olarak kadınsı görüntüsünü kaybedecek kadar kaslanamayacağını belirtmektedirler.

Tüm bu araştırmaların sonuçlarını özetlemek gerekirse, ‘’erkek için egzersiz’’ ya da ‘’kadın için egzersiz’’ diye bir şey yoktur, ‘’SADECE EGZERSİZ VARDIR.’’ Farklı cinsiyete sahip olabiliriz ancak kemiklerimiz, bağlarımız, sinirlerimiz ve kaslarımız aynı hammaddeden üretilmiştir ve az çok benzer şekilde hareket etmekteyiz. Bu nedenle kadınların herhangi bir hareket ya da aletten çekinmesi gereksizdir. Kısacası ‘’AĞIRLIK KALDIRMAKTAN KORKMAYIN!’’

Size özel hazırlanan beslenme ve egzersiz programları dahilinde çalışarak, profesyonel destek almak isterseniz ”uzaktan eğitim paketlerimizi” inceleyebilirsiniz.

Comments

Bir cevap yazın